Göz sağlığı söz konusu olduğunda, saniyelerin ve dakikaların bile büyük önem taşıdığı, acil tıbbi müdahale gerektiren en kritik rahatsızlıkların başında Retina Dekolmanı (retina ayrılması) gelmektedir. Görme kaybı riskiyle karşı karşıya kalan hastalar için doğru hekime ve donanımlı bir merkeze hızlıca ulaşmak hayati bir önem taşır.
Gözümüzün arka iç duvarını adeta bir duvar kağıdı gibi kaplayan retina (ağ tabaka), dışarıdan gelen ışığı algılayan ve görme sinirleri aracılığıyla beyne ileten milyonlarca sinir hücresinden oluşur. Gözün bir fotoğraf makinesi olduğunu düşünürsek, retina bu makinenin filmidir. Retina dekolmanı, bu hayati sinir tabakasının, altındaki besleyici damar tabakasından (koroid) ayrılarak göz boşluğuna doğru yer değiştirmesi durumudur.
Retina, altındaki tabakadan ayrıldığında oksijen ve besin desteğinden mahrum kalır. Bu durum hücresel düzeyde hızla ölüme yol açar. Eğer ayrılan doku kısa süre içerisinde cerrahi müdahale ile eski yerine yapıştırılmazsa, hücre ölümleri kalıcı hale gelir ve hastalık tam ve geri dönüşümsüz körlükle sonuçlanır.
Hastalığın oluşum mekanizmasına göre üç ana retina dekolmanı tipi bulunmaktadır:
En sık karşılaşılan dekolman türüdür. Gözün içini dolduran ve vitreus adı verilen yumurta akı kıvamındaki jelimsi sıvı, yaş ilerledikçe veya yüksek miyopi gibi etkenlerle büzüşerek sıvılaşmaya başlar. Bu büzüşme sırasında vitreus, yapışık olduğu retinayı çeker ve retinada bir yırtık veya delik oluşturur. Göz içindeki sıvı bu yırtıktan sızarak retinanın altına girer ve duvar kağıdının duvardan kabarması gibi retinayı yerinden ayırır.
Daha çok ileri evre diyabetik retinopati hastalarında görülen bu türde, retinada bir yırtık yoktur. Göz içinde oluşan anormal kan damarları ve zarlar (fibröz bantlar) retinaya yapışır ve büzüşerek retinayı fiziksel olarak altındaki tabakadan çeker ve ayırır.
Bu tipte retinada yırtık veya çekinti yoktur. Göz içindeki şiddetli iltihaplanmalar (üveit), tümörler veya ciddi hipertansiyon gibi göz dışı sistemik hastalıklar nedeniyle retina altında sıvı birikmesi sonucu retinanın yerinden kalkmasıdır.
Retina dekolmanı her yaşta görülebilmekle birlikte, genellikle 40 yaş üstü bireylerde ortaya çıkar. Ancak aşağıdaki risk faktörlerine sahip kişilerin çok daha dikkatli olması gerekir:
Retina dekolmanının en önemli özelliği tamamen ağrısız olmasıdır. Ancak göz, durumun aciliyetini çok net görsel belirtilerle haber verir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşamanız durumunda vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurmanız gerekmektedir:
Hastalarımız şikayetleriyle başvurduğunda, Uzman Dr. Ayşe Öner tarafından acil ve kapsamlı bir değerlendirme yapılır. Göz bebekleri damla ile genişletilir ve özel mercekler yardımıyla göz dibi (fundus) muayenesi yapılarak retinanın her bölgesi incelenir, yırtığın yeri ve dekolmanın boyutu tespit edilir. Eğer göz içi kanama nedeniyle retina doğrudan görülemiyorsa, Göz Ultrasonografisi (B-Scan USG) kullanılarak retinanın durumu ve ayrılma seviyesi kesin olarak teşhis edilir.
Retina dekolmanının tek tedavisi cerrahidir; ilaçla veya damlayla iyileşmesi mümkün değildir. Tedavinin yöntemi, dekolmanın tipine, büyüklüğüne ve ne kadar süredir var olduğuna göre planlanır.
1. Koruyucu Tedavi: Argon Lazer Fotokoagülasyon Eğer retinada yırtık oluşmuş ancak henüz sıvı sızıp dekolman (ayrılma) yaratmamışsa, durum ayakta ve kısa sürede lazer ile tedavi edilebilir. Yırtığın etrafı lazerle adeta yapılarak çevrelenir ve retinanın ayrılması engellenir.
2. Vitrektomi Ameliyatı (Pars Plana Vitrektomi) Günümüzde retina dekolmanı tedavisinde en sık başvurulan ve en gelişmiş mikrocerrahi yöntemidir. Gözün arka kısmına milimetrik, dikiş gerektirmeyen kesilerle girilerek retinanın ayrılmasına neden olan vitreus jeli ve çekintiler tamamen temizlenir. Göz içindeki sıvı boşaltılır ve retina lazer yardımıyla eski yerine yapıştırılır. Retinanın yerinde kalmasını sağlamak için ameliyat sonunda göz içine özel gazlar veya silikon yağı yerleştirilir.
3. Skleral Çökertme (Scleral Buckling) Bazı özel dekolman vakalarında tercih edilen, gözün dışından uygulanan bir cerrahi yöntemdir. Yırtığın olduğu bölgeye denk gelecek şekilde gözün beyaz kısmına (sklera) dışarıdan silikon bir bant veya sünger dikilir. Bu sayede göz duvarı yırtığa doğru çökertilir ve retinanın yapışması sağlanır.
Retina dekolmanı şüphesi taşıyor veya teşhisi aldıysanız, zamanın en büyük düşmanınız olduğunu unutmayın. Görme yetinizi güvenilir ellerde, en ileri teknoloji ile korumak ve hızlıca sağlığınıza kavuşmak için kliniğimizin uluslararası hasta birimi ile derhal iletişime geçebilirsiniz.
Gözde aniden çakan şimşekler (ışık çakmaları), kurum veya uçuşan siyah noktaların aniden artması ve görüş alanının bir köşesinden merkeze doğru çekilen siyah bir perde/gölge hissi dekolmanın en net belirtileridir. Retina dekolmanı gerçek bir göz acilidir. Saatler ve günler içinde müdahale edilmezse kalıcı körlükle sonuçlanır. Kliniğimizde bu vakalar bekletilmeksizin aynı gün acil cerrahiye alınır.
Vitrektomi ameliyatı sırasında, kopan retinayı yerine yapıştırmak için gözün içine "genleşen özel bir gaz" doldurulur. Uçak kabinlerindeki basınç farkı, göz içindeki bu gazın aniden genişlemesine ve göz içi basıncının kör edici seviyelere çıkmasına neden olur. Bu nedenle, gözünüzdeki gaz tamamen emilene kadar (genellikle 2 ila 6 hafta) uçağa binmeniz kesinlikle yasaktır.
Bu kriz anını sizin için VIP bir konfora dönüştürüyoruz. Ameliyatınız Dr. Ayşe Öner tarafından JCI akreditasyonlu hastanemizde sıfır beklemeyle gerçekleştirilir. Gözünüze gaz konulduysa ve uçamıyorsanız, asistanlarımız iyileşme ve yüzüstü yatış sürecinizi rahatça geçirebilmeniz için konaklama sürenizi lüks otellerde organize eder. Dilerseniz, uçuş yasağına takılmadan ülkenize dönebilmeniz için kara veya deniz yolu ile VIP transfer alternatifleriniz de tarafımızca planlanır.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.