Sarı Nokta Hastalığı (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu)
İlerleyen yaşla birlikte gözlerimizde ortaya çıkabilen ve merkezi görmeyi doğrudan etkileyen Sarı Nokta Hastalığı (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu), erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilen bir rahatsızlıktır.
Diyabet (şeker hastalığı), günümüzde dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve vücudumuzdaki birçok farklı organ sisteminde ciddi hasarlara yol açabilen kronik bir sağlık sorunudur. Bu sistemik hastalığın en büyük tahribat yarattığı ve yaşam kalitesini en hızlı şekilde düşürdüğü organlarımızın başında ise gözlerimiz gelmektedir.
Göz sağlığı söz konusu olduğunda, saniyelerin ve dakikaların bile büyük önem taşıdığı, acil tıbbi müdahale gerektiren en kritik rahatsızlıkların başında Retina Dekolmanı (retina ayrılması) gelmektedir. Görme kaybı riskiyle karşı karşıya kalan hastalar için doğru hekime ve donanımlı bir merkeze hızlıca ulaşmak hayati bir önem taşır.
Tıbbi literatürde bir tür "göz felci" olarak da nitelendirilebilen Retina Damar Tıkanıklıkları, ani görme kayıplarının en sık karşılaşılan nedenleri arasında yer almaktadır.
Erken doğan (prematüre) bebeklerin henüz tam olarak olgunlaşmamış bedenleri, dış dünyaya uyum sağlarken pek çok tıbbi destek ve sıkı takibe ihtiyaç duyar. Bu kritik süreçte gözden kaçırılmaması gereken en hayati risklerden biri, ömür boyu sürebilecek kalıcı görme kayıplarına yol açabilen Prematüre Retinopatisi (ROP) hastalığıdır.
İlerleyen yaşla veya çeşitli göz travmalarıyla ortaya çıkabilen ve merkezi görmeyi doğrudan tehdit eden Makula Deliği, zamanında ve doğru cerrahi müdahale ile tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.
Gözün tam görme merkezinde oluşan ve görme kalitesini adeta kırışık bir camın arkasından bakıyormuşçasına bozan Epiretinal Membran, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren ancak modern mikrocerrahi yöntemleriyle başarıyla tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.
Yoğun stres altında çalışan genç ve orta yaşlı bireylerin görme kalitesini aniden düşüren ve yaşam konforunu sarsan Santral Seröz Retinopati (SSR), vücudun yorgunluğa ve gerilime gözler aracılığıyla verdiği önemli bir alarmdır.
Halk arasında genellikle "Tavuk Karası" veya "Gece Körlüğü" olarak bilinen Retinitis Pigmentosa, ilerleyici görme kaybına yol açan, karmaşık ve genetik kökenli bir göz hastalığıdır.
Çocuklarda ve genç erişkinlerde merkezi görme kaybının en yaygın genetik nedeni olan Stargardt Hastalığı, erken teşhis, doğru genetik danışmanlık ve titiz bir tıbbi yönetim gerektiren spesifik bir rahatsızlıktır.
Leber Konjenital Amorzis (LCA)
Doğumda veya yaşamın ilk birkaç ayında kendini gösteren, ağır görme kaybı veya tam körlükle sonuçlanan Leber Konjenital Amorzis (LCA), hem bebek hem de aile için zorlu ancak tıbbın son yıllarda üzerinde en büyük devrimleri gerçekleştirdiği genetik bir retina hastalığıdır.
Konjenital Retina Distrofileri
Tıbbi literatürde Konjenital Retina Distrofileri çatısı altında toplanan bu hastalık grubu, yaşamın henüz ilk günlerinden itibaren kendini gösteren ve görme yetisini hücresel boyutta sekteye uğratan karmaşık kalıtsal hastalıklardır.
Tıbbi literatürde Makula Distrofileri olarak adlandırılan bu genetik kökenli göz hastalıkları grubu, merkezi görmeyi yavaş ancak ilerleyici bir şekilde bozarak yaşam kalitesini derinden etkiler.
Tıp dünyasında görme yetisinin "sessiz hırsızı" olarak nitelendirilen Glokom (Göz Tansiyonu), erken teşhis edilmediği takdirde kalıcı ve geri dönüşümsüz körlüğe yol açabilen en tehlikeli göz hastalıklarının başında gelmektedir.
Toksik Optik Nöropatiler (Metil Alkol İntoksiyonu)
Toksik Optik Nöropatiler (Metil Alkol İntoksiyonu), saniyelerle yarışılan, multidisipliner müdahale gerektiren ağır bir tıbbi acil durumdur.
Tıp literatüründe Optik Nöropatiler başlığı altında toplanan bu hastalık grubu, nöro-oftalmoloji uzmanlığı ve multidisipliner bir kapsamlı yaklaşım gerektirir.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.